SKDM’de Ürün Kapsamı: Demir-Çelikten İşlenmiş Ürünlere Genişleme Nasıl İzlenir?
AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması bazı işlenmiş metal ürünlerini hâlihazırda kapsıyor; diğer ürünlere ilişkin genişleme tartışmaları ise yürürlükteki kurallardan ayrı değerlendirilmelidir. Türkiye’den ihracat yapan işletmeler için başlangıç noktası, ürün kodunu doğrulamak ve üretim tesisine ait emisyon verilerini hazırlamaktır.
·7 dk okuma·Afacan Gümrük Müşavirliği
İçindekiler
- 01Karbon ayak izi ile SKDM arasındaki ilişki nedir?
- 02SKDM bugün hangi ürünleri kapsıyor?
- 03Metallerden üretilen ürünler kapsama nasıl girebilir?
- 04Türkiye’deki ihracatçılar için yükümlülükler ve maliyetler nelerdir?
- 05Made in EU tartışması SKDM’den nasıl ayrılır?
- 06İhracatçı ve idare hangi adımları atmalı?
AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), demir-çelik ve alüminyumun yanı sıra bu metallerden üretilmiş bazı ürünleri hâlihazırda kapsar. Dolayısıyla “işlenmiş metal ürünleri kapsama yeni girecek” ifadesi tek başına doğru değildir. Türkiye’den AB’ye satış yapan bir işletme, mevcut yükümlülüğünü ve olası kapsam genişlemesini birbirinden ayırmalı; değerlendirmeyi ürün adı yerine AB’nin yürürlükteki CN kodu listesi üzerinden yapmalıdır.
Karbon ayak izi ile SKDM arasındaki ilişki nedir?
Ürün karbon ayak izi ile SKDM’deki gömülü emisyon arasındaki fark
Ürün karbon ayak izi, seçilen hesaplama standardına ve sistem sınırına göre ham madde temininden üretime, hatta kullanım ve bertarafa uzanan farklı aşamaları içerebilir. SKDM’deki gömülü emisyon ise (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün belirlediği ürün, üretim süreci ve hesaplama kuralları çerçevesinde saptanır. Bu nedenle bir müşteriye hazırlanmış genel karbon ayak izi raporu, SKDM veri talebini kendiliğinden karşılamaz.
Demir-çelikten üretilen bir eşya için nihai işlemin emisyonunu bilmek yeterli olmayabilir. İlgili SKDM hesaplama kuralları, üretimde kullanılan ve kapsam bakımından ilgili olan öncül malzemelerin emisyonlarının da hesaba katılmasını gerektirebilir. Üretici, hangi tesisin hangi malzemeyi işlediğini ve verinin hangi üretim dönemine ait olduğunu izlenebilir biçimde kaydetmelidir.
Düzenlemenin amacı ve AB’ye ithalatta nasıl uygulandığı
Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğü, SKDM’nin AB Emisyon Ticaret Sistemi ile bağlantılı ithalat işleyişine ilişkin temel başvuru metnidir. Mekanizma, kapsamdaki eşyanın üretiminden kaynaklanan emisyonlara ilişkin maliyetin AB ithalatında dikkate alınmasını amaçlar.
Kesin uygulama döneminin başlangıcı, güncel resmî AB mevzuatından teyit edilmelidir. Bu dönemde AB’deki yetkilendirilmiş SKDM beyan sahibinin beyan ve sertifika işlemlerine ilişkin yükümlülükleri de uygulanabilir koşullar açısından resmî kaynaklardan doğrulanmalıdır. Bu işleyiş, Türkiye çıkışlı her sevkiyata ihracat gümrüğünde ayrı bir “karbon vergisi” tahakkuk ettirildiği anlamına gelmez.
SKDM bugün hangi ürünleri kapsıyor?
Demir-çelik ve alüminyumun yanı sıra mevcut ürün grupları
(AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün Ek I listesi, demir-çelik ve alüminyum başlıkları altındaki belirli eşyaları kapsar. Çimento, gübre, elektrik ve hidrojenin kapsamdaki yeri güncel resmî Ek I metninden kontrol edilmelidir. Metal grubunda yalnızca ilk üretim aşamasındaki malzemeler yoktur. Örneğin bazı yassı çelik ürünleri, belirli çelik yapı ürünleri ve belirli alüminyum çubuk ve profiller açısından Ek I kapsamı ilgili CN kodlarına göre kontrol edilmelidir.
Bu örnekler, “çelikten yapılmış her mamul kapsam dışıdır” yaklaşımını geçersiz kılar. Tersi de doğrudur: Bir eşyanın çelik veya alüminyum içermesi, onu otomatik olarak SKDM kapsamına sokmaz. Belirleyici olan, sınıflandırılmış eşyanın yürürlükteki Ek I’de karşılığının bulunmasıdır.
Ürün kapsamı neden genel adlara değil, AB’nin CN kodlarına göre kontrol edilmeli?
“Çelik bağlantı parçası” veya “alüminyum ekipman” gibi ticari tanımlar, ürünün tarife sınıflandırmasını kesinleştirmez. Eşyanın biçimi, işlevi, işlenme düzeyi ve teknik özellikleri kodu değiştirebilir. SKDM kapsam kontrolünde bu nedenle fatura açıklaması değil, doğru CN sınıflandırması esas alınır.
Kontrol sırası açıktır: Önce ürünün teknik tanımı ve AB’deki tarife pozisyonu netleştirilir; ardından kod, (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün güncel Ek I listesiyle karşılaştırılır. Sınıflandırma konusunda tereddüt varsa AB ithalatçısı, bağlayıcı tarife bilgisi dâhil ilgili gümrük araçlarını değerlendirebilir. Yanlış kod, yalnızca gümrük beyanını değil, SKDM kapsam kararını da etkiler.
Bu konu sizin dosyanızı etkiliyor mu?
Durumunuzu deneyimli bir müşavirle birlikte değerlendirelim.
Metallerden üretilen ürünler kapsama nasıl girebilir?
Mevcut kurallar ile kapsam genişletme önerilerini ayırmak
Bir işlenmiş metal ürününün SKDM’ye dâhil edilmesi, “çelik kullanıyor” gerekçesiyle kendiliğinden gerçekleşmez. Mevcut kapsamın dayanağı, (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün yürürlükteki Ek I listesidir. Daha aşağı üretim aşamalarındaki ürünlerin kapsama alınmasına yönelik bir çalışma veya teklif ise, kabul edilip uygulanabilir hâle gelene kadar mevcut yükümlülük listesiyle karıştırılmamalıdır.
Teklif incelenirken yalnızca ürün adlarına bakmak da yeterli değildir. Önerilen CN kodları, yürürlük tarihi, emisyon hesaplama yöntemi ve geçiş hükümleri birlikte okunmalıdır. Böylece işletme, bugünkü sevkiyatına uygulanacak kuralı gelecekte doğabilecek veri ihtiyacından ayırabilir.
“500 ürüne yaklaşıldı” iddiası nasıl doğrulanmalı?
“500 ürün” gibi bir ifade, kaynak ve sayım yöntemi olmadan kapsamın büyüklüğünü göstermez. Aynı iddia; CN kodlarını, ticari ürün çeşitlerini veya bir taslaktaki alt pozisyonları sayıyor olabilir. Bunlar birbirinin yerine kullanılamaz.
Doğrulama için iddianın dayandırıldığı resmî AB metni, metindeki kod listesi ve hukuki durum kontrol edilmelidir: Bu bir istişare belgesi mi, Komisyon teklifi mi, yoksa yayımlanmış bir mevzuat değişikliği mi? Ayrıca karşılaştırma, mevcut Ek I’de zaten bulunan işlenmiş ürünler çıkarılarak yapılmalıdır. Resmî kod listesiyle desteklenmeyen bir sayı, işletmenin kapsam analizinde kesin veri olarak kullanılmamalıdır.
GTİP ile CN kodu eşleştirmesinde dikkat edilecek noktalar
Türkiye’de ihracat beyannamesinde kullanılan GTİP ile AB ithalatındaki CN kodu aynı belge alanı değildir. Eşleştirme, GTİP’in son hanelerini otomatik olarak CN kodu saymak yerine eşyanın teknik özellikleri ve iki tarafın güncel tarife cetvelleri üzerinden yapılmalıdır. Aynı ticari adla satılan farklı alaşım, profil veya işlenme biçimleri ayrı sınıflandırma gerektirebilir.
İşletmenin ürün kartında GTİP’i, AB müşterisinin kullandığı CN kodunu, ürün tarifini ve sınıflandırmayı destekleyen teknik dokümanı birlikte tutması yararlıdır. A.TR dolaşım belgesi bu incelemenin yerine geçmez: Belge, gümrük birliği kapsamındaki serbest dolaşım durumuna ilişkindir; SKDM’deki ürün kodu ve emisyon değerlendirmesini ortadan kaldırmaz.
Türkiye’deki ihracatçılar için yükümlülükler ve maliyetler nelerdir?
AB ithalatçısının yükümlülükleri ile Türk üreticinin veri sağlama rolü
SKDM’nin AB ithalatındaki muhatabı, uygulanabilir koşullarda yetkilendirilmiş SKDM beyan sahibidir. Bu tarafın beyan, gömülü emisyon ve sertifika işlemlerine ilişkin yükümlülükleri güncel resmî AB kurallarından doğrulanmalıdır. Türk üreticinin AB adına sertifika teslim etmesi genel kural değildir; buna karşılık AB müşterisi, hesabı tamamlamak için üreticiden tesis bazlı veri ister.
İlgili ithalatçıya uygulanabilecek eşik ile elektrik ve hidrojen bakımından olası istisnalar, güncel resmî AB mevzuatından teyit edilmelidir. Olası eşik kontrolünde sevkiyat başına varsayım yapmak yerine, AB ithalatçısının toplam ithalatı ve eşyanın niteliği dikkate alınmalıdır. Türk tedarikçi de veri talebinin kapsamını müşterisiyle bu çerçevede netleştirebilir.
Emisyon verileri, doğrulama ve üretim tesisi kayıtları
Üretici açısından hazırlığın merkezi, ürün ile üretim tesisini eşleştiren kayıttır. Kullanılan girdiler, üretim miktarı, yakıt ve elektrik tüketimi, proses verileri ile ilgili öncül malzemeler kayıt altına alınmalıdır. Birden fazla tesiste aynı ürün üretiliyorsa tek bir şirket ortalaması, tesis bazlı talebi karşılamayabilir.
(AB) 2023/956 sayılı Tüzük, kesin dönemde gömülü emisyonların belirlenmesine ilişkin çerçeve sunar; doğrulama koşulları güncel resmî AB metinlerinden teyit edilmelidir. Dolayısıyla müşteriye yalnızca toplam karbon ayak izi değeri göndermek yerine, hesabın dayanağı olan dönem, tesis, yöntem ve kanıt dosyası hazırlanmalıdır. Eksik veri halinde uygulanabilecek varsayılan değerlerin bulunması, ölçülmüş tesis verisinin fiyatlandırma açısından önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Karbon maliyetinin fiyatlandırmaya ve rekabete etkisi
SKDM sertifikasının bedelinin AB Emisyon Ticaret Sistemi fiyatlarıyla nasıl ilişkilendirildiği güncel resmî AB kurallarından teyit edilmelidir. Ödenecek tutar ise yalnızca ürünün ağırlığından çıkarılamaz; ilgili gömülü emisyon, uygulanabilir düzeltmeler ve menşe ülkede fiilen ödenmiş uygun bir karbon bedelinin belgelenmesi gibi unsurlar hesabı etkiler. Bu nedenle Türkiye’den AB’ye ihracatta karbon maliyeti için bütün çelik veya alüminyum ürünlerine uygulanacak tek bir sabit tarife yoktur.
İhracatçı ile AB alıcısı, sözleşmede emisyon verisini kimin sağlayacağını, doğrulama giderini kimin üstleneceğini ve SKDM kaynaklı fiyat değişiminin nasıl ele alınacağını açıkça düzenleyebilir. Veri temin edilemediğinde doğacak ticari sonuçların sevkiyattan önce konuşulması, sonradan yapılan fiyat pazarlığından daha işlevseldir.
Made in EU tartışması SKDM’den nasıl ayrılır?
İki başlığın farklı politika araçları olması
SKDM, kapsamı ve işleyişi (AB) 2023/956 sayılı Tüzükte tanımlanan, ithal eşyaya gömülü emisyon üzerinden yaklaşan bir düzenlemedir. Made in EU ise Avrupa’da üretime öncelik verilmesi etrafındaki sanayi ve tedarik politikası tartışmalarında kullanılan bir ifadedir. Tek başına bu ifade, bir ürünün SKDM Ek I listesine eklendiğini veya Türkiye menşeli eşyanın yeni bir karbon yükümlülüğüne girdiğini göstermez.
Bir kamu alımı, destek programı veya sanayi politikası önerisindeki üretim yeri şartı ayrıca kendi metni üzerinden değerlendirilir. SKDM’de kullanılan CN kodu listesiyle bu tür şartları aynı hukuki düzenleme gibi okumak, ihracatçıya hatalı kapsam sonucu verir.
Türk sanayisi ve AB tedarik zincirleri açısından ortak riskler
İki tartışma farklı araçlara dayansa da AB alıcılarının tedarik kararlarında birlikte gündeme gelebilir. Türkiye’de üretilen bir çelik parça SKDM kapsamındaysa emisyon verisinin kalitesi maliyet hesabını etkiler. Aynı parçanın AB’deki bir alım veya destek koşuluna uygunluğu ise varsa o koşulun kendi kurallarına göre değerlendirilir.
Bu ayrımı koruyan işletme, müşterisine iki ayrı yanıt verebilir: “Ürün hangi CN koduyla SKDM kapsamında?” ve “İlgili satın alma programı hangi üretim yeri veya içerik şartını arıyor?” Birinci sorunun cevabı, ikinci soruyu otomatik olarak çözmez.
İhracatçı ve idare hangi adımları atmalı?
İşletmeler için ürün kodu, veri ve tedarikçi hazırlık listesi
İlk çalışma, AB’ye satılan ürünlerden oluşan güncel bir eşleştirme tablosudur:
- Her ürün için teknik tanımı, Türkiye GTİP’ini ve AB ithalatında kullanılan CN kodunu kaydedin.
- CN kodunu, (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün yürürlükteki Ek I listesiyle karşılaştırın.
- Kapsamdaki ürünleri üretim tesisi, üretim dönemi ve kullanılan öncül malzemelerle ilişkilendirin.
- Yakıt, elektrik ve proses verilerinin kaynağını; tedarikçiden alınması gereken bilgileri belirleyin.
- AB müşterisiyle veri formatını, doğrulama sürecini ve sözleşmedeki sorumluluk paylaşımını netleştirin.
Liste, yeni bir kapsam duyurusu beklenmeden mevcut ürünler için kullanılabilir. Olası genişleme değerlendirmesinde ise aynı tabloya “teklif kapsamında” ve “yürürlükte” durumları ayrı alanlar olarak eklenebilir.
Türkiye’nin ticari çıkarları açısından müzakere ve uyum öncelikleri
Kamu idaresi ve sektör kuruluşları açısından somut başlangıç noktası, ihracatçıların GTİP–CN eşleştirmesinde yaşadığı güçlükleri ve tesis verisi toplama ihtiyaçlarını ürün grubu bazında derlemektir. AB ile teknik görüşmelerde, önerilen yeni kodların Türkiye’den gelen ara mallara etkisi ve üreticilerin hesaplama kurallarına erişimi bu kayıtlar üzerinden tartışılabilir.
İşletmeler için de aynı kayıtlar işe yarar: Hangi girdinin verisi tedarikçide kalıyor, hangi üretim aşamasında ölçüm eksikliği var ve AB alıcısı hangi bilgiyi istiyor? Kurumsal uyum çalışması, bu sorulara ürün ve tesis düzeyinde cevap üretmelidir.
Yeni kapsam kararları için resmî AB mevzuatı nasıl izlenir?
Yeni bir ürün haberi görüldüğünde önce EUR-Lex’te (AB) 2023/956 sayılı Tüzüğün güncel metni ve Ek I’i kontrol edilmelidir. Ardından değişikliğe ilişkin metnin teklif mi yoksa AB Resmî Gazetesi’nde yayımlanmış düzenleme mi olduğu, varsa yürürlük ve uygulama tarihleri incelenir. Komisyonun SKDM uygulama duyuruları, teknik hesaplama ve beyan süreçleri için ayrıca takip edilir.
Bir sonraki işlem, işletmenin en çok ihraç ettiği ürünlerden başlayarak GTİP–CN–Ek I eşleştirme tablosunu çıkarmasıdır. Her satıra ilgili üretim tesisini ve emisyon verisinin sorumlusunu eklemek, hem bugünkü yükümlülüğü hem de ileride yayımlanabilecek kapsam değişikliklerini somut ürünler üzerinden değerlendirmeyi sağlar.
NotBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; gümrük müşavirliği veya hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez.
Yayıncı hakkında

Afacan Gümrük Müşavirliği
Afacan, 1951’de İstanbul’da kurulan bir gümrük müşavirliği firmasıdır. İthalat, ihracat, serbest bölge işlemleri ve gümrük danışmanlığı hizmeti verir; merkez ofisi Elmadağ’dadır, AHL Serbest Bölge, Halkalı ve İzmir’de de ofisleri bulunur. Yayınlar, firmanın onay sürecinden geçtikten sonra yayımlanır.
- Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması
- SKDM Kapsamındaki Ürünler
- SKDM Kapsam Genişlemesi
- Alüminyum Ürünlerinde SKDM
Bu konuda destek alın
Dosyanızı deneyimli bir müşavir değerlendirsin.
Bize yazın(212) 241 55 00İhracat İşlemleri hizmetimiz →